Genel

Yaratıcı Bir Şey #1

Temmuz 5, 2018

author:

Yaratıcı Bir Şey #1

“Başlamak için en uygun zamanı beklersen hiç başlamayabilirsin; şimdi başla, şu anda bulunduğun yerden, elindekilerle başla.”

-Aldous Huxley

Bugün, uzun zamandır ertelediğim bir şey için ilk adımı attım. İnsanlık için küçük benim için büyük bir adım olan bu şey: Unreal Engine 4 öğrenmek. Fikrin ortaya çıkışı 2-3 ay öncesine dayanıyor. İzlediğim bir dizi sonucunda, sanal gerçelik (VR – Virtual Reality) için bir şeyler yaratma ihtiyacı hissettim. “Neymiş bu VR?” diyerek daldım konunun içine. Tabi ki ne olduğunu az buçuk biliyordum ama beni asıl meraklandıran işin özünde nelerin olduğuydu. Normal gözlüklerden daha şişko olan o sanal gerçeklik gözlüğünü taktığımızda bize buram buram perspektif duygusu hissettiren o şeyleri, bu insanlar nasıl tasarlıyor? Bende hemen google’ladım. Karşıma 2 adet program çıktı. Bunlar da Unity ve Unreal Engine 4 idi. Bu programlar esasında birer oyun motoru. Günümüzde çoğu oyun stüdyosu bu programlar ile oyun geliştirmekte. Ee… Şimdi ben hangisini öğrenmeliyim? Al sana ilk problem. Daha yola yeni başladık arkadaş! Bu konu hakkında uzun uzadıya yazılar, eskizler, işler okudum inceledim. Herhangi geçerli bir sebebim olmaksızın, sadece daha çok hoşuma gittiği için, Unreal Engine 4’ü seçtim. Halihazırda bilgisayarımda yüklü olan Fortnite oyunu sayesinde Epic Games Launcher’dan Unreal Engine 4’ü yükledim. Epic Games’in binbir güçlükle geliştirdiği Unreal Engine 4 artık elimin altındaydı.

Programı öğrenme yolunda şimdilik herhangi bir kaynaktan faydalanmayacağım. Tamamen kurcalayarak öğrenmeyi seviyorum ve böylesini tavsiye ediyorum. Piyasada ücretli ücretsiz bir dolu ders videosu bulunmakta. İstesem bu ders videolarının bir tanesini seçip onunla öğrenmeye çalışabilirdim ama eminim ki oturup o dersleri uzun uzun izlersem sıkıntıdan patlarım. Bu yüzden deneme yanılma yöntemiyle öğrenmeye devam. Hiç ders izlemeyeceğim de demiyorum. Öyle bir zaman gelecek ki pes edip herkesin sağlığı için sorunumu güzelce Google’a yazıp çözüm arayacağım. Bu gibi durumlarda sorunu nasıl çözdüğümü elimden geldiğince sizlere de anlatmaya çalışırım.

Bu yazılarımda, 0 bilgi ile yola çıktığım Unreal Engine 4 maceramı sizlere olabildiğince aktarmaya çalışacağım. Bu yazılar kesinlikle rehber niteliğinde değildir. Eğitici hiç değildir. Tamamen yaşadığım sorunları ve kendi çapımda olan başarıları anlatacağım eğlenceli bir hikaye serisidir. Bu hikaye serisinin, bu gibi işlere meraklı olup öğrenemem korkusu ile hiç şansını denememiş insanlar için gaza getirici bir etken olmasını diliyorum.

Çok uzun bir giriş oldu farkındayım. Artık bir an önce programa geçelim. Programı ilk açtığımda karşıma her yeni programda olduğu gibi korkutucu bir kalabalık çıktı. Ne işe yaradığını bilmediğim bölümler, sayısal değerler… Ekranın tam ortasında da bir masa ve iki sandalyenin izometrik görünümü vardı. İlk tepkim, “Bunlar neden burada?” oldu. Programı ilk defa açanların bir şey yapamayacağını bildikleri için: “Burası boş kalacağına bari şunlar dursun.” diye mi düşünmüşlerdi acaba? Tek hamlede ekrandaki her şeyin üstüne basıp delete tuşuyla silmeye çalıştım ve hepsi silindi. Evet güzel başlangıç. Böyle devam!

Kara kara ne yapabilirim diye düşünürken aşağıda starter content diye bir dosya gözüme çarptı. Hemen üstüne tıkladım bir baktım ki programın bize sunduğu ücretsiz bir nimetmiş burası. İçerisinde kullanabileceğimiz basit modeller, mimari parçalar ve çevre etkenleri barındırıyor. Tutup sürükleme yöntemiyle kendime hemen bir küp aldım. Küpü oraya buraya sürükledim, orasını burasını çekiştirdim. Yukarıda bulunan toollar ile ne yapabiliyor isem gariban küpün üstünde hepsini denedim. Basit ama en gerekli şeyleri şimdiden öğrenmiştim. Her şey hala mükemmel. Devam!

İLK HEDEF EV YAPMAK!

Daha sonrasında kendime hedef olarak basit bir ev yapmayı uygun gördüm. Bu çok kolay olacaktı aşağıdan aldığım parçaları uygun bir şekilde birleştirecek ve yine programda hazır olan texturelardan uygun olanlar ile bu parçaları kaplayacaktım. Ben zemin için taşı duvarlar içinse tuğlayı seçtim. Sürükle-bırak, kopyala-yapıştır, kes, sil gibi klasik adobe programlarından da alışkın olduğumuz komutlar ile bu aşamayı tamamladım. İlk evimin görüntüsü aynen şöyle oldu.

Bence başlangıç için hiç de fena bir ev değil. Ancak bu tasarım harikası evimin bir sorunu vardı: Etrafından geçirdiğim çıtanın uçları bir türlü birbirlerine denk gelmiyordu, ya daha uzun kaçıyor ya daha kısa kaçıyordu. Aşağıdaki fotoğrafta da gördüğünüz gibi…

Bu şimdilik göz ardı edebileceğim bir problemdi. İlk hedefimi kısa sürede başarıyla tamamladım. (Evin daha çatısı yok ama çaktırmayın.) Programın bu kadar basit bir çalışmayla bile, şu fotoğrafları çekerken ki bana verdiği görsel haz mükemmeldi.

Çok uzun bir ilk bölüm oldu. Şimdilik burada bırakıyorum. Unreal Engine 4’e ve hikaye serimize güzel bir giriş yaptık. Uzun, olabildiğince yaratıcı ve eğlenceli bir macera olması dileğiyle. Sonraki bölümde görüşürüz.

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir